Görüş Bildir
Bir çok devrimi kaçırdık, bari mobil devrimini kaçırmayalım.
Anasayfa »
0000-00-00 00:00:00 Tarihinde eklendi
Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen

 

Ben sözü fazla uzatmayacağım, Türkiye’de mobil dünyanın farklı köşelerinde duran, bilgilerine, sezgilerine ve düşüncelerine güvendiğim önde gelen isimlerle “Mobil”i gündema alan “Round Table” ya da Türkçe bir ifadeyle “Yuvarlak Masa” toplantılarının ilkini size bugün aktarmaya çalışacağım… Dediğimiz gibi, mobili önemsiyorum çünkü hala Türkiye’nin mobilde bir şansı var. Bir yandan yerli otomobil, uçak ile uğraşıyoruz ama bakarsak aslında geçmişin hedefl eri… Yeni dünyada rekabetçi olmak farklı alanlarda etkin olmayı gerektiriyor. Biz geçmişe bakarken, geleceği kaçırmayalım… Belki burada biraz farkındalık yaratırsak ileriye dönük de önemli kazanımlar elde edilebilir. Katılımcıları size öncelikle tanıtmak istiyorum sonra sözü tamamen onlara bırakacağım ve araya girmeyeceğim… Tüm değerlendirmeler sizlere ait olsun… Güzel bir katılımla gerçekleştirdeğimiz toplantıdaki isimler şöyleydi: 

Hasan Aslanoba: Erikli Su’yu satmasının ardından, 60 şirkete yaptığı 60 milyon dolarlık yatırım ile Türkiye’nin en önemli melek yatırımcılarından biri… Aynı zamanda girişimci… Webnak ve tazedirekt.com onun tamamen kendisinin hayata geçirdiği projeler… Nevgül Bilsel Safk an: Kliksa. com’un genel müdürü, Teknosa’daki görevinden sonra kliksa. com’u kategorisindeki yoğun rakabete rağmen kısa sürede önemli bir noktaya getirdi. Nazım Salur: BiTaksi deyince artık onu herkes tanıyor. Ama sohbetten de göreceksiniz aslında girişim dünyasına çok sağlıklı bakan, dinamikleri çok iyi bilen, ayakları yere basan bir girişimci… Soner Canko: Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü, o da artık BKM Express ile mobil dünyanın bir girişimcisi sayılır… İhsan Elgin: Girişim Fabrikası’nın başında, startup dünyasını en iyi bilen isimlerden. Serkan Ünsal: Türkiye’deki girişim dünyasına büyük katkı sağlayacak Startups Watch’ın kurucusu… Serkan Yazıcıoğlu: BKM Genel Müdür Yardımcısı, bankacılık sektörünün duayen isimlerinden… 

İşte “mobil” dünya için düzenlediğimiz yuvarlak masa toplantısındaki değerlerdirmeler:

Nevgül Bilsel Safkan: Zamanın yüzde 20'sini mobilde geçiriyoruz

ABD’deki istatistiklere göre, insanlar günde ortalama 3 saatini mobilde geçiriyor. Bu da uyanık kaldığımız zamanın yüzde 20’sini mobilde geçiriyoruz demek. Türkiye’de de en az bu rakamların olduğunu söyleyebiliriz. Tabii ticaret anlamında yoğunluk çok daha gerilerde. Fakat önemli olan mobildeki alışkanların artması. Mobil cihazlarla olan bağlılığın yükselmesi, orada internet deneyiminin artması, ticaret mutlaka daha iyi olacak. Bugün, Google aramalarda mobil içeriğin öne çıkması ve dikkat çekmesi konusunda yatırım yapıyor ve ciddi teşvik ediyor. Bu alanda yeni kavram geliştirmişler ve buna “micromoments” diyorlar. Önemli olan kullanıcının anlarını yakalayabilmek. Neler o anlar, örneğin çeyrek final maçına gittiniz ve takımınız yarı finale kaldı… O anda tüketiciye bilet önermek veya hangi şehirdeyse ona göre bir Mobil devrimi kaçırmayalım Akıllı telefonlarla başlayan mobil devrim, internette tüm diğer cihazları ve çalışma biçimlerini adeta “bypass” ediyor. Yer ve zaman bağımsız pek çok olanağı sağlıyor. Üstelik çok kolay bir şekilde milyonlara ulaşıyor. İşte bu mobil devrimi Türkiye’de sektörün önde gelenleriyle değerlendireceğiz. Yuvarlak Masalar’dan herkese önemli sonuçlar çıkacağını düşünüyorum. Neden mobil diyenlere de yanıtım şu: Çünkü Türkiye’nin hala burada şansı var. Masadan çıkan mesaj da, başlıkta çok net… yer ayarlamak. Çünkü tüketici davranışları ve alışkanları değişiyor. Yine mağazalarda beacon’lar ile pek çok uygulamayı hayata geçirmek mümkün… Yani trend, heyecan mobil ve micromoment’a doğru kaymaya başladı.

Mobilden Buzdolabı bile alınıyor

Satın alma tarafına baktığımızda her türlü ürünün satın alındığını görüyoruz. Bizim ürün gamımıza baktığımızde genelde düşük fi yatlı ürünler dikkati çekse de bugün mobilden bir buzdolabının da alındığını görüyoruz. Bence ticaretin önünde bir engel var. Mobil oranımızın yüzde 20’lerde olduğunu söylemiştim ama aslında geriledik. Biz yüzde 25 oranından buralara geldik. Mobil sistemlerde hırsızlık sorunları yaşadık. Eğer burada güvenli değilseniz uygulamalar üzerinde problem yaşayabiliyorsunuz. Bunu mobil ticaretin içine güvenlik artışları yapınca, hacmi azalttı. Farkı yaratan mobilde hız olacak… Anı yakalayabilmenin başarıyı getireceğini düşünüyorum. Aradığını anında ve kolay bulmanın önemli olacağını düşünüyorum. Beklemek istemiyoruz, mobil dünyada hızlı hareket etmenin önemine inanıyoruz. Sadakati yaratmak da önemli… Orada da kart saklama güzel bir örnek diye düşünüyoruz. Artık her yerde örneğin yazın restoranda, plajda, yemekte kart taşımadan ödeme yapabilemenin “telefon only” hareket edebilmenin rahatlığını hepimiz yaşayabiliriz.

Nazım Salur: Yapılanlar olabileceğin %2-3’ü 

Şöyle bir öngörüde bulunmak istiyorum: Bugünden 20 yıl ileriye gidip bugüne baktığımızda, muhtemelen mobil konusunda şöyle bir şey göreceğiz. O gün itibariyle yapılanlara baktığımızda, bugün yapılanların oranını gördüğümüzde, yüzde 2-3 oranında bir şeylerin yapıldığını göreceğiz. Daha mobilde yapılabileceklerin, yüzde 2-3’ü yapıldı… Neden çünkü, mobilde önce hava durumuna baktık, mailimizi aldık, oyun oynadık, bunlar hep insan ile teknolojinin karşı karşıya geldiği şeylerdi ve tek yönlüydü… Bugün bizim örneğin BiTaksi’de yaptığımız şey, tek yönlü değil, çift yönlü bir şey… Mobil uygulamayı, gerçek hayata indirgemek…

Mobil cihazınız sizin hayata uzaktan kumandanız haline geliyor. Biz şirkette cep telefonu demiyoruz, akıllı telefon da demiyoruz. Sadece cihaz diyoruz. Çünkü, baktığınızda Almanya’da günde gençler 160 kez bu cihazlarla temas kuruyormuş, ancak ikisinde telefon açıyorlar… 158 kez başka şey yapıyorlar. Bu yüzden bu cihazlara telefon demek yetersiz kalıyor. Bugün internet alınında bu işlere girmek isteyen varsa, öncelikle mobili değerlendirmelerini öneririm. Başka alanlar da önemli, ama en önemli alanlardan biri mobil ve en az bir 20 yıl öyle kalacak gibi duruyor.

Türkiye için ciddi fırsat

Türkiye’nin önünde burada ciddi bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Matbaayı bu kadar geç getirmiş bir ülke Türkiye… Endüstri devrimini ıskalamış bir ülke Türkiye, hala 100 yıl geçti milli arabayı yapmaya çalışan ülke… Diğer taraftan, mobil devrim başlayalı 3-5 yıl oldu. Aslında hiçbir şey olmadı. Oyunun başındayız… Otomotiv sektöründe 1800’lerin başı neyse aslında mobilde de aynı yerdeyiz. Ve mobilin şöyle bir güzelliği de var. 50 milyar dolarlık Uber’in yaptığı yazılımı, biz de burada yapabiliyoruz. Teknoloji problemi kimsenin yok… Mobil’in bir eşitleyici tarafı da Android ve IOS zaten belli bir alt yapıyı size getirdiği için, eşitleyici bir faktör bunlar. Operatörlerin sunduğu hizmet de belli… Cihazların standartları da eşitleyici… Türkiye’nin bu saatten sonra yeni bir IBM yeni bir Google çıkaracak hali yok… Ama mobilde dünya markası çıkartma şansı var. Mobil çok yeni ve çok sayıda mobil girişim başlatılabilir. Türkiye’de bunlardan bir kısmı da dünyaya açılabilir. Üstelik mobilde yapılacakların çok azı yapıldı.
 

Soner Canko: Yapılan tahminler mütevazı kalacak 

Ben genelde uluslararası analistlerin analizlerini gördüğüm zaman temkinli yaklaşıyorum. Duymak istediğimizi mi söylüyorlar, fazla mı iyimserler diye bakıyorum. Fakat mobilitede Türkiye’deki gelişmeleri görünce, anladım ki söylenen şeyler çok da abartılı değil, ayakları yere basan tahminler…

Bunları rakamlarla süslersek, 2014 sonunda mobil ticaret hacmi, aslında dünya çapında 300 milyar dolar olarak hesaplandı… Bunun 2017 için 700 milyar dolar olacağı tahminleri yapılıyor. Ben şunu ekleyebilirim, eğer bu hızda gidersek, 2017 dünya için yapılan tahminler çok mütevazı kalabilir. Çünkü herkesin gördüğü gibi ay ve ay üzerine konuyor ve katlanarak gidiyor. Dolayısıyla dünyadaki trend bu… Cihaz tarafıyla ilgili bir şeyler söylemek gerekirse, 2013 yılından itibaren, akıllı telefon sayısı masa üstü bilgisayar sayısını geçti. Masaüstü tarafında ciddi bir düşüş yaşandı… Burada tablet oyun içinde yerini aldı. Dolayısıyla hem adet hem hacim tarafındaki gelişmelere baktığımızda dünyada hızlı bir yükseliş var. Türkiye’de ise e-ticarette her üç işlemden birinin mobil cihazlardan gerçekleştiğini BKM Expess verilerinden görebiliyoruz. Bu veri mayıs ayında düzenlediğimiz mobil kampanyamızla yüzde 56’ya ulaştı.

Türkiye alternatif ülke olabilir

Türkiye’de mobilde yüzde 17 bir penetrasyon var. Kliksa’nın yüzde 20 olduğunu öğrendik, üstelik hiç mağazası olmayan bir yapı… Japonya’da yüzde 50, Kore’de yüzde 45 verisi var elimizde… İngiltere yüzde 41 bu ülkelere baktığımızda aslında çok da ortak özellikleri yok bunların. Demek ki mobil ticaret konusunda Türkiye de bir alternatif olabilir…

Serkan Yazıcıoğlu: Bankacılık seviyesini yakalayabiliriz

BKM olarak iki sektöre çok yakınız, bir tanesi bankalar… Diğeri de perakende sektörü… E-ticaret, mobil ticaret… Şimdi dünya ortalaması mobil ticarette yüzde 30’lardayken Türkiye’de yüzde 17 biz bir çıt alttayız. Bizim mobil ticareti kullanma oranımız daha düşük olmasına rağmen mobil bankacılıktaki oranımız yüzde 56 ve Avrupa ortalaması yüzde 38… Yani burada önemli bir yerde olduğumuzu düşünüyoruz. Bankalar bu işe biraz önce başladılar ve kullanıcı deneyimini en üst noktaya çıkardılar. Türkiye’de yüzde 42’lere ulaşan akıllı telefon penetrasyon oranıyla kullanıcı aslında bu olanağı veriyor. Mobil bankacılıkta Avrupa’nın ilk sıralarına çıktığımız gibi, mobil ticarette de ilk sıralara çıkabiliriz.

Hasan Aslanoba: Aslında devrimin daha başındayız 

Son 2-3 senedir akıllı telefonların özelliklerinin artmasıyla, keşfedilmesiyle bunların internet bazlı iş modellerini dahi değiştirecek kadar etkili olmasıyla, bir çarpan etkisi ortaya çıktı. Yani var olan internetin avantajları, mobilin gücü ve avantajlarıyla birleşti ve çok daha fazla alanda yaygınlaşmaya başladı. Yani mobil internet bazlı iş modellerini bile değiştirmeye başladı. Böylece sadece mobil iş modelleri ortaya çıkmaya başladı… Burada bir de mobilitenin yarattığı şöyle büyük bir etki var. İnternet kullanıcılarının sayısını artırdı. Yani pek çok şeyi “bypass” etti... İnterneti kullanmak için bilgisayara bir ihtiyaç vardı. İnternet aboneliğine ihtiyaç vardı. Akıllı telefonlarla bir anlamda bu süreç “bypass” edildi ve çok daha geniş kitleler, internet kullanıcısı haline geldi.

Fotoğraftan lokasyona pek çok şey yapabiliyoruz tüm bunlar bir araya geldiği zaman hala buzdağının ucunu gördüğümüzü söyleyebilirim. Çok daha büyük bir devrimin aslında başlangıcındayız… Mobil devrim çok büyük bir fırsat sunuyor. Türkiye olarak kesinlikle kaçırmamamız gerekiyor.

Webnak ve Tazedirekt'te mobil deneyim

Benim yatırımların dışında bir girişimci olma özelliğim de var. Bunlardan bir tanesi yüzde yüz mobil olarak işleyen, mobil olmadan işlemeyecek girişimimiz ve iş modelim “Webnak” var. Aslında B2B bir iş modeli… Sonuç olarak yaptığımız iş bir online nakliye operatörü olarak arada işlemi gerçekleştirmek. Bu iş modeli şirketlere dönük bir model olmasına rağmen, BiTaksi’nin de iş modeline benziyor. BiTaksi’de insanların taşınması digital platform ile sağlanırken, burada da yüklerin taşınması sağlanıyor. Fakat kullanılan teknolojiler yine mobil… Kamyoncuların yerini aplikasyonumuz sayesinde biliyoruz ve gelen talebe göre yönlendiriyoruz. Burada mobilin yarattığı büyük bir verimlilikten bahsediyoruz... Diğer girişimim TazeDirekt’te sadece 6’ncı ayımızda olmamıza rağmen, mobilden satın alma oranı yüzde 32’lere kadar çıkmış durumda. Bu bizi gerçekten de şaşırtan bir şey. Biraz daha şehirli, biraz daha beyaz yakalıya gidiyoruz. Burada kart saklama özelliği de gelmedi. Bu özellikle birlikte bu oranın yüzde 40’lı rakamları kısa sürede yakalayacağını düşünüyoruz.

İhsan Elgin: Mobil, tamamen başka bir ürün

Davranışsal ekonomi dediğimiz konunun sonuçlarını yaşıyoruz aslında… “Micromoment”, “realtime decision” aslında hepsi aynı noktaya çıkıyor. Yeni jenerasyon, hayatın o anında kullanabileceği ne varsa onu kullanıyor, yoksa kullanmıyor. Aslında teknoloji bunu destekliyor.

Yeni jenerasyonun hiçbir şeye bağlılığı yok. Kullanıcı deneyimi, kullanıcı talebi dediğimiz kavramların aslında çıktığı yer burası… Ama şöyle startup dünyasında, ben sürekli Londra, Sanfransisko Silicon Valley ve Singapur’dayım… Orada hep konuşulan şey startup’lar için büyük fırsat var. Çünkü büyük şirketler yapılanı yanlış anladığı için böyle bir fırsat var.

Biz yaptığımız işi mobile taşıtaşıyalım… Hayır internet için, desktop için yaptığın ürün başka bir ürün, mobil için yaptığın ürün başka bir ürün…

Sıfırdan onlar bu deneyimi yaratamadığı ve kendi süreçlerini, mobile dönüştüremediği için burada büyük fırsatlar var. Mobil deneyim, başka bir ürün başka bir servis gerektiriyor. O yüzden de bugün her tecrübe, her ihtiyaç neredeyse, mobil için tekrar düşünülüyor, yeniden kurgulanıyor… O zaman çok büyük bir pazar var. Bugün internette çok iyi giden bir iş olsa dahi, çok iyi diye bunun mobilini yapmayalım demek çok da anlamlı değil… Bunu yeniden tasarlayıp mobile entegre etmek gerekiyor. …

Devamı Dünya Gazetesinde

Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen

FACEBOOK YORUMLARI

AKTİFMEDYA ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Diğer Makaleler